"Denizaltı : Hem su üstünde
hem de dalarak su altında hareket edebilen savaş
gemisi"
Böyle yazıyor bir ansiklopedide denizaltı için.
İşin açıkcası ben de yeni öğrendim su altında
yüzebilen savaş gemilerine denizaltı dendiğini.
Araştırma ve bilimsel amaçlı kullanılan denizaltılara
ise batiskaf deniyormuş. Neyse her iki denizaltı
türüde aynı prensibe göre çalısıyorlar nasıl
olsa.
Aslında ben de öğrendim bu yazı sayesinde denizaltılarin
nasıl yüzdüklerini. Umarım sizlerde denizaltı
hakkında kafanızdaki soruları bu yazı ile cevaplarsınız.
Şimdi denizaltıların nasıl yüzdüklerini denizaltı
animasyonları ile inceleyelim.
Yüzebilmek
Çoğumuz okulda öğrenmişizdir az çok bir cismin
yüzebilmesi için gerekli kuralı. Bu kurala göre;
bir cismin su üstünde yüzebilmesi için yoğunlugunun,
suyun yoğunluğundan az olması gereklidir.
Peki nedir bu yoğunluk denen kavram. Bir
cismin yoğunluğu cismin ağırlığının cismin hacmine
bölümüne eşittir. ( Yogunluk = Ağırlık / Hacim
) Soğuk ve tatlı suyun yoğunluğu 1 gram / santimetreküptür.
( Yani, suyun 1santimetreküpü 1 gram ağırlığındadır.)
Yoğunluğu bundan az olan bir cisim su üstünde
yüzebilir. Örneğin; bir tahta yaklaşık olarak
0.5 gram/santimetreküp yoğunluğa sahiptir ve
su üstünde yüzebilir.
Pekala tahtadan yapılmış bir tekne su üstünde
yüzüyor da, yoğunluğu sudan büyük olan demirden
yapılmış bir tekne nasıl batmıyor.
Bu soruyu sormakta haklısınız. Ne de olsa demirin
yoğunluğu 7.85 gram/santimetreküp gelmektedir.
Dolayısıyla su üstünde yüzemez. Örneğin; demir
bir parayı atın suyun içine, olduğu gibi dibe
batar. Peki bir hamam taşını
suyun üstüne koyun bakalım ne olacak? Batmadı
değil mi? Neden acaba? Sorunun cevabı
basit aslında. Taşın içinde bulunan havanın
yoğunluğuyla beraber taşın kendi yoğunluğunun
ortalaması suyun yoğunluğundan daha azdır. Bu
yüzden taş batmadan su üstünde yüzer.
İşte tüm gemilerin yüzme prensibi böyledir.
Gelelim denizaltılara!
Statik Olarak Dalma
Bir denizaltı normal bir
tekne gibi su üstünde yüzebilmektedir aslında.
İlginç olan nasıl suyun içine dalış yaptığıdır.
Bunun nedeni, denizaltiların yoğunluklarını
içlerine su alarak değiştirebilmeleridir. Su
sarnıçlarında hava olduğu zaman, denizaltının
yoğunluğu suyunkinden daha azdır ve denizaltı
yüzeye doğru çıkar.
Safra tanklarına su dolduğu
zaman ise denizaltının yoğunluğu suyun yoğunluğuna
eşit veya daha fazla duruma geçer. Bu ise denizaltının
dibe dalmasına yol açar. Fazla söze gerek
yok. Asağıdaki animasyon herşeyi daha iyi anlatıyor
galiba.
Dinamik Olarak Dalma
Bu şekilde dalan bir denizaltı
aynı zamanda pervanesinin dönmesiyle ileri doğru
yol alır. Dalmasına etkili olan iki unsur vardır.
Birincisi biraz önce öğrendiğimiz statik dalış,
yani su sarnıçlarına su alması. İkincisi ise
denizaltının basında ve sonunda bulunan dümenlerinin
etkisidir. Dümenlerin hareketiyle denizaltı
hafif bir şekilde başaşağı duruma gelir ve dibe
doğru yol alır. Bu tip dalışın animasyonuna
da bir göz atalim isterseniz.
Denizaltılar Hakkında Kısa Kısa
- Denizaltılarda itici güç için dizel motorundan
elde edilen elektrik enerjisi kullanılır. Elektrik
enerjisi bataryalarda toplanır ve elektrik motorlarına
iletilir. Su altında dizel motor çalışamayacağı
için (dizel motorun çalışması için ihtiyaç duyulan
hava yüzünden) elektrik motorları ile hareket
sağlanır.
- Yüzeye çıkıldığı zaman dizel motorlar çalıştırılır.
Böylelikle bataryalar yüklenir. Aynı zamanda
dizel motor gücüyle denizaltı harekette ettirilir.
- Daha farklı olan nükleer denizaltılarda,
reaktörde açığa çıkan işi ile buhar yüksek basınçlı
buhar üretilir. Bu basınçlı buhar türbinleri
çevirerek itici gücü oluşturur.
- İlk nükleer denizaltı Sovyet Nautilus, 1954
yılında yapılmıştır. Bu denizaltı 1958 yılında
kuzey kutbunun altından geçmiştir.
- Denizaltılar su altında yönlerini giroskop
pusula yardımıyla tayin ederler
- Su üstündeki gemileri ve cisimleri tayin
için periskop ve radar antenleri kullanırlar.
- Su altındaki cisimlerin ve denizaltıların
yerini saptamak için SONAR (Sound Navigation
and Ranging) denilen ses dalgalarıyla çalışan
sistemi kullanırlar.