Kompakt
disk deyince aklınıza ne geliyor? Gerçi çoğumuz CD diyoruz.
Kimine göre kaliteli sesli müzik dinlemenin bir yolu, kimilerine
göre bilgisayarlarımızın vazgeçilmez birer parçası. Her
ne olursa olsun bilgisayar ve müzik dünyasının vazgeçilmezleri
arasındalar artık.
Magnetik
teyplerden, optik CD'lere kadar teknoloji çok yol katetti
kısa zaman içinde. Sizde merak ediyorsanız CD'lerin nasıl
çalıştığını benle birlikte devam edin.
İLK
OLARAK İKİLİ SAYI SİSTEMİ
CD'lerin
nasıl çalıştığını anlatmadan önce bilmenizi istediğim asıl
önemli olan konu ikili sayı sistemi. Şimdi bu nerden çıktı
demeyin, bence işin temelini kavramakta fayda var.
Bizler
günümüzde 10'lu sayı sistemini kullanıyoruz. Yani 0 ile
9 arasındaki on adet rakam işimizi görüyor. Bilgisayarların
kullandığı ise biraz daha farklı. Onlar sadece 0 ve 1 rakamlarından
oluşan ikili sayı sistemini kullanıyorlar. Başka bir deyişle
anlatırsak, bilgisayarlar için "evet-hayır" veya "açık-kapalı"
ifadeleri geçerlidir.
Peki
nasıl oluyorda sadece 0 ve 1 rakamlarını kullanarak klavyeden
yazdığınız diğer rakamları ve harfleri anlayabiliyor bilgisayarlar.
İşte burada ikili sayı sistemi devreye giriyor. Her sayı
ve harf ikili sisteme bilgisayarın anlayacağı dilde çevriliyor.
Şimdi
size ikili sistemdeki bir sayının onlu sisteme nasıl çevrildiğini
bir örnekle anlatacağım. Diyelim ki ikili sistemde yazılmış
1001100101 sayısı var. Bunu onlu sisteme çevirelim. Bunun
için aşağıdaki hesaplamalar yapılır.
-
Sağdaki ilk hane 0 olmak üzere ve sola doğru haneler 0,1,2,3....
olarak belirlenir.
-
Her hanede bulunan rakamla (0 veya 1) 2hane sayısı
çarpılır.
-
Çıkan tüm sonuçların toplamı onlu sayı sistemine göre sonucu
verir.
Birde
onlu sayı sistemindeki bir sayıyı ikili sisteme nasıl çeviririz
ona bakalım. Diyelim ki 1316 sayısını ikili sisteme çevirmek
istiyorum. Aşağıdaki hesaplamaları yapmanız yeterli olacaktır.
Aşağıdaki
tabloda 0'dan 9'a kadar olan sayıları ikili sisteme göre
görebilirsiniz. Aynı şekilde 255 kadar olan her "8 bit"
klavyeden girilen bir harf ya da sembolü ifade eder. Burada
söylemek istediğim bazı şeyler var. İkili sistemdeki her
0 ve 1 rakamı "bit" olarak ifade edilir. 8 haneden oluşan
8 bit ise 1 byte olarak ifade edilir. 8 bit 28 = 256 adet
değer demektir. Bunun gibi 1 bit 2 adet değere eşdeğerdir
( Yani 21 = 2 ). 2 bit 4 adet değere denk gelir (Yani 22
= 4). Onlu sistemdeki 0 ve 9 arasındaki sayılar ve harflerde
8 bit 'den oluşurlar ve 1 byte 'lık yer kaplarlar.
00000000
=
0
11111111
=
20+21+22+23+24+25+26+27
00000001
=
1
=
1+2+4+8+16+32+64+128
00000010
=
2
=
255
00000011
=
3
00000100
=
4
00000101
=
5
00000110
=
6
00000111
=
7
00001000
=
8
00001001
=
9
1024 byte 1 kilobyte; 1024 kilobyte 1 megabyte ve 1024 megabyte
ise 1 gigabyte olarak ifade edilir. Örneğin bir floppy diskin
kapasitesi 1,44 megabytedır. Bu 1,44x1024x1024 = 1.509.949
karaktere denk düşer. Bunu şöyle daha kolay ifade ederiz:
Her bir sayfası 2000 harften oluşan 750 sayfa uzunluğunda
bir döküman bir floppy diske sığmaktadır.
Umarım
anlatabilmişimdir 0 ve 1 'in bilgisayarlar için ne anlama
geldiğini...
YAKINDAN
BİR BAKIŞ
Gelelim
şimdi asıl konumuz olan CD'lere. Çoğunuz mutlaka görmüştür
bir CD'nin nasıl olduğunu ama biz yinede biraz tarif edelim:
12 cm çapında, ortasında 15 mm çapında bir delik olan ve
1,2 mm kalınlığında yuvarlak bir plastik parçasına benzetebiliriz.
Üzerinde aynen plağa benzer şekilde içten dışa doğru spiraller
halinde veriler (datalar) bulunur. Dataların içten başlaması,
daha küçük çapta CD 'lerin yapılmasına olanak tanır. Tabi
ki bunların kapasitesi daha düşük olacaktır.
Kesitine
baktığımızda (bu tabi ki ancak mikroskopla olabilir) 4 katmandan
oluştuğunu görürüz. En üsten başlarsak; etiket, koruyucu
tabaka, yansıtıcı tabaka ve saydam tabaka.
CD'lerin
üstünde çukurlar ve düzlükler denilen kısımlar bulunur.
Çukurların sayısı 2 milyar kadardır. Bu çukurlar CD'lerin
yapım aşamasında ana bir kalıptan çoğaltılacak CD'ler üzerine
kopyalanırlar. Çukurların kopyalandığı kısım polikarbonat
tabakadır. Bu tabaka daha sonra sırasıyla yansıtıcı alüminyum
tabaka, koruyucu tabaka ve etiket katmanıyla kaplanır.
Bu
arada şunu söylemek istiyorum. Çukur ve düzlük kısımlar
bakış yönünüze göre farklılık gösterebilir. O yüzden umarım
kafanız karışmaz.
Neyse,
çukurlardan bahsetmeye devam edelim. Çukurların derinliği
0,15 mikron'dur. Genişlikleri ise 0,6 mikron. Şimdi sorarsanız
eğer mikron nedir diye onu açıklayayım : 1 mikron 1 milimetrenin
1000'e bölünmüş halidir. Yani 1000 mikron 1 milimetreye
eşittir. Ne kadar ufak değerler değil mi? Çukurların uzunluklarına
gelince, onlar biraz değişkenlik gösterirler. 0,80 mikrondan
3 mikrona kadar olabilirler. Fazla kafamız karışmadan aşağıdaki
resme baksak iyi olur.
Şimdi
gelelim sözü fazla uzatmadan bilgilerin CD'den nasıl okunduğuna.
NASIL
MI ÇALIŞIYOR?
Yazımın
başında sizlere ikili sayı sistemini anlatmıştım. Şimdi
neden anlatma ihtiyacı duyduğumu daha iyi anlayacaksınız.
CD'yi
bilgisayara taktığınızda CD belli bir hızla dönmeye başlar.
Bu esnada hareket edebilen bir kafa üstünde bulunan lazer
ışını CD yüzeyini taramaya başlar. CD üzerine gönderilen
her lazer ışını, yansıtıcı alüminyum tabakadan tekrar geri
yansır. Yansıyan lazer ışınları bir fotosel tarafından algılanır.
Algılanan her lazer ışını 0 değeri olarak bilgisayar tarafından
kabul edilir.
Pekala,
1 değerini nasıl anlayacak bu bilgisayar? İşte bu nokta
çok ilginç: CD üstündeki çukurlardan ve düzlüklerden bahsetmiştik.
İşte lazer ışını bir çukurdan düzlüğe geçerken veya tam
tersi olarak bir düzlükten bir çukura geçerken geri yansımaz.
Yansımayan lazer ışını ise bilgisayar tarafından 1 değeri
olarak algılanır. Böylelikle 0 ve 1 değerlerinden oluşan
bir veri topluluğu bilgisayara iletilir. Aşağıdaki animasyon
biraz daha kolay anlamamızı sağlayacaktır.
Aşağıdaki
şekilde aynı zaman da CD'lerin çalışma prensibi konusunda
fikir vermektedir.
Dikkat
ettiyseniz yanyana hiç 1 değeri denk gelmemektedir. Zaten
CD teknolojisine bu aykırıdır. Ama ikili sayı sisteminde
iki adet 1 'in yanyana geldiği çok olmaktadır. Bu problem
nasıl aşılmış acaba onu biraz inceleyelim, ne dersiniz?
EFM
NEDİR?
Bilgisayarların
temel yapısının 0 ve 1 kodlarından oluştuğunu öğrenmiştik.
8 adet kod 1 byte eşdeğerdi ve byte'larda sayı, harf ve
sembolleri ifade ediyordu.
Byte'ları
kolay bir şekilde harddiske veya CD'ye kaydedebiliyoruz.
Fakat CD'ye kaydediş biçimi hard disklerden biraz farklıdır.
1 byte 0 ve 1 'lerden oluşur. Tabi ki birbirini takip eden
1 sayılarıda olacaktır. (00110111
gibi)
Fakat
CD'de bulunan datalarda hiçbir zaman 1 sayısı yanyana gelemez.
Bu problemi çözmek için farklı bir sistem kullanılır. İngilizce'de
"Eight to Fourteen Modulation" ifadesinin kısaltması olan
EFM sistemi kullanılır. Bunu Türkçe'ye kabaca "8'den 14'e
modülasyon" olarak tercüme edebiliriz.
Yani
bu sistem sayesinde 8 bit'lik kodlar 14 bit'lik kodlara
dönüştürülerek CD'lere kayıt yapılır. 14 bit'lik kodların
özelliği ise arka arkaya 1 sayısının kesinlikle tekrar edilmemesidir.
Ama doğal olarak 1 ile biten 14 bit'lik kodu, 1 ile başlayan
başka bir 14 bit'lik kod takip edebilir. Böyle durumların
olmaması için her iki kod arasına "margin bits" denilen
"ara (veya sınır) bitler" konur. Bu 3 adet 0 değeridir (000).
Böylelikle 2 adet 1 sayısı birbirini takip edemez.
Sonuç
olarak 8 bit'lik kodlar 14 bit'lik kodlara dönüştürülerek
CD'lere kaydedilir. CD'lerden okunan 14 bit'lik kodlar da
8 bit'lik kodlara dönüştürüldükten sonra işleme konulur.
BİLMENİZ
GEREKENLER
İlk
CD'ler Sony ve Phillips tarafından üretilmiştir.
CD
üstündeki spiral biçimde bulunan track dediğimiz izlerin
uzunluğu yaklaşık 4,5 km'dir.
Veriler
Cd üzerine fiziksel olarak yazıldığı için; floppy diskler
gibi manyetik ortamlardan etkilenmezler.
Her
ne kadar güvenli gözükselerde bir CD'yi bükmeyin veya
üstünü çizmeyin. Böyle durumlarda CD bozulabilir.
Eğer
CD'niz çizilmişse herhangi bir bezle silmeyin. Özel temizleyiciler
kullanın. Eğer illaki sileceksiniz dairesel hareketler
yaparak silmeyi deneyin.
Her
ne kadar üzerine keçeli kalemle yazı yazsak da bunların
risk teşkil ettiğini unutmayın. Mürekkep ince koruyucu
tabakayı geçip yansıtıcı alüminyum tabakaya etki edebilir.
CD'nin üstünde bir etiket varsa, ona yazı yazmanızda bir
sakınca yoktur.