|
Sizlerle
o dışarıdan eve girmediğiniz çocukluk yıllarınıza geri dönelim..
Arkadaşlarınızla sokakta oyun oynarken kaç kere yere düşüpte
dizleriniz, kollarınız yara bere içinde ağlayarak eve döndünüz
hatırlıyor musunuz? Anneniz sizi o halde görünce önce ''Niye
dikkat etmiyorsun? '' diye azarlar, sonra yaralı olan bölgeyi
mikrop kapmasın diye temizlerdi. Yaranız temizlendikten sonra
yaranın üzeri, hemen kabuk bağlardı. Bu kabukta yara iyice
kapandıktan sonra kuruyup kendiliğinden düşerdi.

Ufak
bir yaranın kısa bir süre içinde kapanması sanırım sizlerinde
dikkatini çekmiştir. Herhangi bir kesik olayında neden insan
kan kaybından ölmez? Kanın durmasını sağlayan nedir? İşte
bütün bu soruların cevabı çok kolay; Kanın Pıhtılaşma özelliğinin
olması. Kanın pıhtılaşmasının nasıl olduğunu anlatmadan önce
kanın yapısı ve görevlerini hakkında çok kısa bir bilgi vereceğiz.
KANIN
YAPISI
Kan;
Alyuvar, akyuvar ve trombositler ile çeşitli kimyasal maddelerin
bir arada bulunduğu sıvı bir dokudur. 3 tip kan hücresi vardır.
| -
Alyuvarlar: Sayı olarak daha fazladır ve yaşam için
gerekli oksijeni sağlar.
|
 |
| -
Akyuvarlar: İnsanın organizmasını dış etkilere karşı
savunurlar.
|
| -
Trombositler : Pıhtılaşmayı sağlar. Kanın birçok görevi
vardır. Bu görevleri 2 genel başlık altında toplamak mümkün.
Bunlar Organizmanın korunması (Pıhtılaşma, bağışıklık
sistemi )ile bir organdan diğer organa madde ve ısı taşınmasıdır.
|
KANIN
PIHTILAŞMASI
Herhangi
bir nedenle (yaralanma, çizik, kesilme ) başlayan bir kanamada;
kan damarlarından kanın akmasını önlemek amacıyla meydana
gelen süreçlerin tümüne ''Pıhtılaşma'' deniyor. Peki eğer
pıhtılaşma olayı gerçekleşmeseydi ne olurdu? Çok basit; en
ufak bir kanama bile durdurulamazdı ve kan kaybından ölürdük.
Vücudumuzda
bir kesik veya yaralanma olduğunda kanamayı önlemek (Pıhtılaşmayı
sağlamak) için ilk olarak hasarlı damar Serotonin salgılayarak
büzülür. Böylece kanın akması azalır. Daha sonra kanın içinde
dağınık şekilde dolaşan trombositler devreye girer. Trombositlerde
özel bir madde salgılayarak diğer enzimlerin bir yerde toplanmasını
sağlar. Bu olayı karıncaların bir yerde yem buldukları zaman
diğer karıncalarında orada toplanmasına benzetebiliriz.
Trombin
(Thrombin) kanı pıhtılaştıran bir proteindir. Trombin'e ne
kadar ihtiyaç varsa o kadar üretilir. Trombin, plazmada bulunan
ve suda erime özelliği olan Fibrinojeni fibrine yani suda
erimeyen haline dönüştürür. Bu da pıhtılaşma olayının esas
işlemidir. (Kanın pıhtılaşmasında temel madde zaten Fibronojen
proteinidir. Fibronojen, vücut içinde erimiş halde bulunmaktadır.
Pıhtı işleminin durağan halidir.)
Fibrinin
dış yüzeyinde yapışkan parçalar bulunur. Yaranın olduğu bölgede
bu molekül yapışkan özelliğinden dolayı diğer fibrin moleküllerine
yapışır ve uzun bir zincir meydana gelir. Oluşan bu zincirler
birbirlerinin üstünden geçerek balık ağına benzeyen bir pıhtı
ağı oluştururlar. (Bu olayı da örümceklerin ağ örmesine benzetebiliriz.)
Oluşan bu pıhtı ağı kan hücrelerinin vücuttan dışarı çıkmasını
engeller.

Görüldüğü
gibi vücudumuzda bir kesik veya yaralanma olayı olduğunda;
vücut hemen sistemli bir şekilde harekete geçerek açılan yarayı
bir an önce onarmaya çalışıyor.
Aynı
sistem kolumuzu veya bacağımızı bir sehpaya veya ağır bir
eşya çarptığımız zamanda devreye giriyor. Çarpmanın etkisiyle
çarptığımız bölge hemen morarır. Çünkü kılcal damarlar parçalanır
ve iç kanama meydana gelir. Burada da hemen kanın pıhtılaşma
özelliği devreye gire ve tedavi başlar.
Son
olarak sizlere bir bilgi daha; Ameliyatlardan önce doktorlar
hastanın kanını aldırarak, hastanın kanının ne kadar zamanda
donacağını tespit ettirir. Çünkü bazı insanların kanı çabuk
pıhtılaşmaz ve kanama hemen durmaz. Bu durumda ameliyat ve
ameliyat sonrasında bazı zorluklara yol açabilir.
|